12 Mart 2015 Perşembe
Özgürlük neydi abiler ?
"... duydum ki diğer insanlar özgürlükten bahsediyorlar ve bu biricik haklarını savundukça, ailelerinin isteklerine daha fazla boyun eğiyorlar;
yaşamlarının geri kalanını birlikte geçirmeye söz verdikleri insanlarla evliliklerine, ekonomiye, yaptıkları diyetlere, yarım kalmış projelere, ‘Hayır’ ya da ‘Bitti’ demeyi bir türlü beceremedikleri sevgililerine, hiç sevmedikleri insanlarla öğle yemeği yemeye mecbur oldukları hafta sonlarına esir oluyorlar.
Lükse, lüksün görüntüsüne, lüksün görüntüsünün görüntüsüne köle olanlar. Kendilerinin seçmediği ancak onlar için en iyisinin bu olduğuna inandırıldıkları bir yaşantının kölesi olanlar. Ve birbirinin aynı günler ve geceler geçirenler, ‘macera’ kelimesinin sadece kitaplarda geçen bir sözcük ya da daima açık duran televizyonda bir hayal olduğu günler ve geceler; ve ne zaman önlerinde yeni bir kapı açılsa,
“İlgilenmiyorum. Havamda değilim,” diyenler.Oysa hiç denemedikleri bir şey için hazır olup olmadıklarını nereden bilebilirler? Ancak bunu sormanın bir anlamı yok; gerçek ise içinde büyüdükleri ve alışkın oldukları dünya düzeninin bozulmasından korkmalarıdır.”
Paulo Coelho abimizin Zahir kitabından bir alıntı.Bu satırlar bana "özgürlük" kelimesinin sadece Cesur Yürek filminin son sahnesinden ibaret olmadığını öğretti. 21 yaş bunun için biraz geç evet ama uygulamak için hala vakit var. Cesaret var mı peki ... Bilmiyorum. Şu an için değil , ilerde belki. Alışkın olduğum dünya düzeninin bozulmasından korkuyorum evet .
Hep o klişe cümleleri dinledik. Herkesten dinledik. Sahil kasabasına yerleşiyorduk hani hatırladın mı ?. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıyorduk ya huzur istiyorduk. Sıkıldık açmadı bizi şehir. Tabiatımıza da aykırı zaten.Ne tuhaf bunları da Starbucks da lattemizi yudumlarken söylüyoruz. 50 yaşında ssk'dan emekli yan komşunda söylüyor aynı şeyleri ciddiyim. Tabi onun hayalleri bi tık daha farklı seninkinden . Köye yerleşmek istiyor. Sen modernsin tabi ne köyü . Sahil kasabasına yerleşmelisin. Bize bunu öğrettiler. Ulan hayaller bile aynı . Bak yine tek tip olduk.
Modern insanın sıkıntıları eskilere göre kat kat daha fazla . Sınavımız pskolojik tabiki. Ben adına pskolojik savaş diyorum. Barınma , giyim , yiyecek gibi temel ihtiyaçları hallettikten sonra arayışa giriyosun. Buldukça bunuyosun yani.
Bence özgürlük yolunda alıştırma yapmakta fayda var. Dünle bugün birbirinin kopyası olmasa daha iyi. Eve giderken hep aynı yolu kullanmamak mesela . Arka sokaklara en son ne zaman uğradın ? . Telefonun arkaplanını değiştirmek bile işe yarıyor bazen. Bunun pskolojide bir açıklaması da var sanırım. Değişiklik insan ruhuna doğrudan etki ediyor.
Kahvaltıdan önce bu yazıyı bırakıyorum siteye. Kahvaltıdan önce olması seçim değil . Üşeniyorum işte anlasana.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Uzun aradan sonra devamı gelmeyen cümleler
"Yine de tüm kapılar aynı yere açılıyor değil mi ?. Sıradan biriyim diye başlayan cümlelerin, alttan alta sıradan biri olmadığını haykı...
-
"Yine de tüm kapılar aynı yere açılıyor değil mi ?. Sıradan biriyim diye başlayan cümlelerin, alttan alta sıradan biri olmadığını haykı...
-
Nelerden bahsedeyim sana Feridun abi . Savaşlardan bahsedeyim mi .. fakirlikten. Bak bugün birkaç dünya numarası öğrendim onları dinlemek is...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder