Bilmiyorum işte herşey böyle üst üste geldi. Sık sık olur böyle birçok şey sık sık üst üste gelir. Bazen ben onların üstüne giderim. Sözleşiriz bir yerde birbirimizin üstüne gitmek için sonra arayı bulmaya gönüllü biri çıkar . "Abi birbirimizin üstüne fazla mı gidiyoruz" der . Sonra hep birlikte onun üstüne gideriz.
Oturmuşsun öyle karşıma. Eksik puzzle'ımın son parçasısın. Hani futbolcu kartları biriktirirdik, takımı tamamlayınca hediye kazanırdık. Takımın 10 numarası bir türlü çıkmazdı. Sen o çıkmayan 10 numarasın işte. Neyse işte bunlardan bahsedemem sana.
Elimden geldiği kadar yüzüne bakmamaya çalışıyorum. Korkuyorum çünkü gülümsersen orada kaybolacağım. Sonra başımı öne eğiyorum. Bu sefer de ellerin geliyor gözümün önüne ve yağmurdan kaçarken doluya tutuluyorum. Kısa bir sessizlik oluşuyor. Sen sessizliği daha fazla uzatmamak için soru sormaya başlıyorsun. Biliyor musun bana soru sormana hiç gerek yok. Sen sormasanda ben cevaplarım. Hatta çoğu zaman senin yerine de ben sorarım soruları. Bu yüzden soruları sorarken tane tane konuşurum . Cevaplarken ise ordan burdan topladığım kelimelerle bir kahvaltı tabağı yaparım sana . Ha birde yanında da sınırsız dolaylı tümleç. Kenarına ufak bir maydanoz sapı iliştiririm.
Evde atıştırmalık bişey kalmamıştı. Markete gittim sonra aklıma geldin. Nedense daha çok marketlerde geliyorsun aklıma. O esnada bir ton balığı almışım. Eve geldim. Konserveyi açtım .Ton balığı acılıymış. Konserve ve son'lar anlaşmış. Nasıl daha acı olabiliriz demişler ve ortaya bu ton balığı çıkmış. Öyle acı, öyle can sıkıyor. Konserve berbattı. Mutlu sonlarsa ; onların esamesi bile okunmuyordu artık.
Ayaklarımızın aynı anda aynı toprağa bastığı bir yer. Aynı ipin altına girdiğimiz bir piknik oyunu, ipin iki ucunda birer çocuk. Onları da tanıyorum. Ne alaka diyorum böyle rüya mı olur ama içinde sen varsın fazla da sorgulamıyorum sonra. Gözlerine kilitlenmişim. Lütfen diyorum çocuklar durun daha fazla germeyin ipi, hızlanmayın ve bitmesin bu oyun. Çünkü oyun bitince rüya da bitecek. Onlar hızlanıyor ve hızlandıkça gözlerimiz denk gelmiyor birbirine. Zaten atlamayı da beceremiyoruz. Ayaklarımız sürekli ipe takılıyor. Hava küsüyor bize. Başkalarının bulutları var şimdi üstümüzde. Rüzgar yapıp dağıtmaya çalışıyorum. Onlar laftan sözden anlayacak gibi değiller. Anlamıyorlar da . İri iri bırakıyorlar tanelerini. Alelacele kırık bir şemsiye buluyorum fakat neresinden tutarsam tutayım ben hep dışarıda kalıyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Uzun aradan sonra devamı gelmeyen cümleler
"Yine de tüm kapılar aynı yere açılıyor değil mi ?. Sıradan biriyim diye başlayan cümlelerin, alttan alta sıradan biri olmadığını haykı...
-
"Yine de tüm kapılar aynı yere açılıyor değil mi ?. Sıradan biriyim diye başlayan cümlelerin, alttan alta sıradan biri olmadığını haykı...
-
Nelerden bahsedeyim sana Feridun abi . Savaşlardan bahsedeyim mi .. fakirlikten. Bak bugün birkaç dünya numarası öğrendim onları dinlemek is...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder