2 Mart 2019 Cumartesi
Arkadaşım Derda
Saat sabahın beşi. Üstümde bir ağırlık var. Düş kırıklıklarım; üstüme çökmüş meğer. Ayağa kalkıp silkelendim düşmedi. Madem birlikteyiz sana bir isim bulalım. Adın Derda olsun. Burun kıvırarak karşıladı yeni adını. Farkında olmadan ona işini öğretmiştim.
- Fazladan bir yumurta kırıyorum sana da ?
- Ben de kahve yapayım öyleyse dedi. Lütfen dedim. Hayatımda içtiğim en acı kahveyi koydu önüme.
Masanın başında bir süre sustuk, göz göze geldik. Ağzını açtı:
- Nefreti öğret bana.
- Neden ? Hem bunu benden daha iyi bilmen lazım. Herkes senden nefret etmiyor mu ?
- Öyle ama ben kimseden nefret edemiyorum; kimseden nefret edemiyorum çünkü herkeste biraz kendimi görüyorum. Bu yüzden yaptıkları her şeye onların yerine bir kılıf uyduruyorum. Sonra camı açıp derin bir nefes alıyorum. İçinde sıkıştığım bu kentin havasını öç alır gibi içime çekiyorum. Aldığım ne varsa fazlasıyla uğurluyorum kömür kokulu havaya.
Sustum afili bir şeyler söylemek istedim ama saçmalayacağımı hissettiğim için susmayı tercih ettim. Bunu anladığını belli eder gibi kafasını salladı. Peşine annem uyandı. Onu yeni arkadaşımla tanıştırdım. Çok tanıdık bir yüze benziyorsun dedi. Seni bir yerlerden çıkaracağım. Daha önce tanışmış mıydık ?
Oralı olmadı.
Seneler sonra Derda istemeden de olsa en yakın arkadaşım oldu. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyordu. İnsanlar Derda ile olan yakınlığımızı anlayamıyordu ama bu çok normaldi ; o benim düş kırıklığımdı. En zor zamanlarımda yanımda olmaz, üzülüyormuş gibi yapmazdı. Ona tam bu huyunu çok sevdiğimi söylemeyi düşünürken yanımda bulamadım. Derda benden sıkılmıştı. Derin bir kırıklık olmayı kafasına koymuştu son zamanlarda. Daha büyük hezeyanların kahramanı olacaktı. En iyi dostumu kaybetmenin acısıyla baş başa kalmıştım. Bununla nasıl savaşacağımı düşünürken bir mektup yazmaya karar verdim:
"Bu aralar bunu sana söyleyememiş olmanın eksikliğini hissediyorum. Şimdi bir labirentin içinde susuzluğumu dindirecekmişsin gibi seni arıyorum. Bir yol hariç hepsini denedim. Ona girmeye cesaret edemiyorum. İnatla denemiyorum. Denemezsem silik bir hikayeyle gideceğim buradan. Seni de kalbimin içinde götüreceğim."
Ertesi gün acı kahve kokusuyla uyandım. Onun kokusuydu bu. Hızlı adımlarla mutfağa doğru yöneldim fakat Derda yoktu. Uzun süre sonra dönmüş, yine en iyi bildiği şeyi yapıp gitmişti.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Uzun aradan sonra devamı gelmeyen cümleler
"Yine de tüm kapılar aynı yere açılıyor değil mi ?. Sıradan biriyim diye başlayan cümlelerin, alttan alta sıradan biri olmadığını haykı...
-
"Yine de tüm kapılar aynı yere açılıyor değil mi ?. Sıradan biriyim diye başlayan cümlelerin, alttan alta sıradan biri olmadığını haykı...
-
Nelerden bahsedeyim sana Feridun abi . Savaşlardan bahsedeyim mi .. fakirlikten. Bak bugün birkaç dünya numarası öğrendim onları dinlemek is...
