30 Mayıs 2018 Çarşamba

Sen Ağlama




 1 6 E k i m 2 0 1 5 


Önceleri kalabalığın içerisinde kendini gizleyen ben şimdi insan içine dahi çıkmak istemiyorum. Kalabalık da saklayamıyor hüznümü. Kaldırımları hızlı hızlı yürüyorum. Erkenden eve atıyorum kendimi. Annesini kaybetmiş taze bir yetim ne kadar iyi olabilirse o kadar iyiyim işte. Anne biliyor musun yokluğunu en çok sabahları hissediyorum. Yani hep hissediyorum ama sabahları bir başka işte. Sana defalarca yorma kendini uyu desem de sabahları kalkar bana kahvaltı hazırlardın. Şimdi sabahları sen yoksun ya annem, sen perdenin arkadasından bana el sallamıyorsun ya o bayağı koyuyor işte.

Ayaklarım su içinde. Nerede bu anahtar. Kapı önünde tüm ceplerimi karıştırma rutinimi yine bozmuyorum. Şimdi sırada iç kapı var. Ben tam anahtarı kapı deliğinden içeri sokarken sanki sen hemen yetişip kapıyı açacakmışsın gibi geliyor. Bazen bu kapı faslını uzatıyorum ama değişen birşey yok açmıyorsun. Bu arada sana müjdem var artık atlet giyiyorum. Akşamları meyve yemeden yatmıyorum. Senin ördüğün hırkayla duruyorum evde. Şimdi tam da istediğin gibi bir evlat oldum.

Uzun aradan sonra devamı gelmeyen cümleler

"Yine de tüm kapılar aynı yere açılıyor değil mi ?. Sıradan biriyim diye başlayan cümlelerin, alttan alta sıradan biri olmadığını haykı...